1 Mart itibarıyla kutlanmaya başlanan Yeşilay Haftası, Türkiye’nin en köklü sivil toplum kuruluşlarından birinin doğuş hikayesini ve bugün ulaştığı küresel vizyonu yeniden gündeme taşıdı.
Kuruluş Temeli: İşgale Karşı Direniş
Yeşilay’ın kuruluşu, sanıldığının aksine sadece tıbbi bir müdahale değil, bir vatan savunmasıdır:
Mücadele Ruhu: Birinci Dünya Savaşı sonrası işgal güçlerinin toplumu alkol ve uyuşturucuyla uyuşturma çabalarına karşı kurulmuştur.
Tarihi İsimler: Sultan Vahdeddin’in izni ve Dr. Mazhar Osman’ın öncülüğünde, 5 Mart 1920’de İstanbul’da "Hilal-i Ahdar" adıyla hayat bulmuştur.
İsim Yolculuğu: 1929’da "Yeşil Hilal", 1936’da ise bugünkü "Yeşilay" adını almıştır.
YEDAM ile Tedavide Yeni Dönem
Başlangıçta sadece koruyucu ve önleyici faaliyetler yürüten Yeşilay, 2014 yılından itibaren YEDAM (Yeşilay Danışmanlık Merkezleri) aracılığıyla rehabilitasyon sürecine de dahil olmuştur. Ülke genelindeki merkezlerde bağımlı bireylere basamaklı tedavi yöntemiyle ücretsiz hizmet verilmektedir.
Yerelden Küresele: Birleşmiş Milletler’de Bir Türk Kurumu
Yeşilay bugün sadece Türkiye’de değil, 34 farklı ülkede kurulan "Ülke Yeşilayları" ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu ile küresel bir aktördür:
ECOSOC Statüsü: Birleşmiş Milletler Ekonomik Sosyal Konseyi’nde "Özel Danışmanlık" statüsüne sahip olan kurum, dünya genelindeki bağımlılık politikalarına yön vermektedir.
Uluslararası Uzmanlık: BM organlarına bağımlılıkla mücadele konusunda güvenilir uzman bilgisi sağlayan bir otorite konumundadır.
"Sigarayı Bırak, Hayatı Bırakma!"
Yeşilay Haftası dolayısıyla yapılan çağrıda, özellikle tütün bağımlılığına dikkat çekilerek; "Sigarayı bırakmanın tam zamanı" mesajı verildi. Bağımlılığın her türüyle mücadele etmenin, sadece bireysel bir sağlık kararı değil, aynı zamanda milli bir ödev olduğu vurgulandı.
Derleyen: Nezir Ötegen – 01.03.2026 / Develi















