1941 Yılı Arşiv Belgelerinde Develi Kazası
Ziraat Vekâleti'nin 1941 yılına ait 29 numaralı fasikülünde yayımlanan resmi rapor, dönemin Develi kazasındaki nakil vasıtaları envanterini ve köylerin çetin topografik yapısını gözler önüne seriyor. Kazanın 109 köyünde toplam 108 arabanın bulunduğu kayıtlara geçerken; kağnının dahi işleyemediği sarp dağ köylerindeki zorlu yaşam şartları ve nahiyeler arasındaki ulaşım farklılıkları arşiv belgeleriyle belgelendi.


Develi Kazası Nakil Vasıtaları Envanteri ve Öne Çıkan Notlar
Arşiv belgelerinde yer alan saha tespitlerine göre Develi kazasındaki ulaşım ve nakil vasıtalarının genel durumu şöyle özetleniyor:
-
Kağnı Dominasyonu: Henüz kağnı, Develi kazasının en hâkim ve yaygın nakil vasıtasını teşkil etmektedir.
-
Ulaşılamayan Sarp Köyler: Kağnı gibi iptidai (ilkel) bir nakil vasıtasının bile işlemesine imkân bırakmayacak kadar arızalı ve sarp mıntıkalarda kurulmuş köyler bulunmaktadır.
-
Kızağın Dahi Kullanılamadığı Arazi: Yalnız hayvan sırtında gidilip gelinebilen, mahsulünü harmana veya pazara ancak yük hayvanlarıyla taşıyabilen bu sarp köylerde kızak bile kullanılamamaktadır.
-
Maliyet ve Fayda Dengesizliği: Bu ağır coğrafi şartlar altında söz konusu köylere tekerlekli nakil vasıtalarının gidip gelebilmesine müsait geçitler temin etmek son derece masraflı ve külfetli olduğu kadar, beklenilen faydalı neticeyi vermekten de uzaktır.
-
Köy Başına Bir Araba: Kazanın 109 köyünde toplam 108 adet araba bulunmakta olup; bu durum istatistiki olarak köy başına ortalama bir araba düştüğünü göstermektedir.
Raporun Tam Metni: Coğrafi Yapı ve Nahiyeler Arası Durum
1941 tarihli Ziraat Vekâleti raporunun tam metninde Develi coğrafyası ve nahiyeler arasındaki ulaşım imkânları şu detaylarla aktarılıyor:
Develi; aynı zamanda düz ovalar üzerinde, yayla veya platolarda kurulmuş köylere malik olduğu gibi, çok sarp ve arızalı dağlık havalinin hücra köşelerine sığınmış köyleri de bulunan bir kazadır. Bu itibarla nakil vasıtaları bakımından kazanın muhtelif nahiyelerindeki durum, birbirinden çok ehemmiyetli farklarla ayrılmaktadır. Henüz kağnı bu kazanın en hâkim nakil vasıtasını teşkil eylemektedir.
Bununla beraber, bu iptidai nakil vasıtasının bile işlemesine imkân bırakmayacak kadar arızalı ve sarp mıntıkalarda kurulmuş köyler bile bulunmakta ve bu köylerin sayısı 8’e baliğ olmaktadır (ulaşmaktadır). Yalnız hayvan sırtında gidilip gelinebilen, mahsulünü harmana veya pazara ancak bu vasıta ile taşıyabilen bu köylerde kızak bile kullanılamamaktadır.
Her ne kadar bu imkânsızlık daha fazla arazinin topografik durumunun gayrimüsait oluşundan ileri gelmekte ise de, yine aynı faktörün tesiri altında birçok köyün çok hücra mıntıkalara serpilmiş bulunması da bu hususta kuvvetle kendini hissettiren bir âmildir.
Bu şartlar altında bu köylere tekerlekli nakil vasıtalarının gidip gelebilmesine müsait birer geçit temini çok masraflı ve külfetli olduğu kadar faydalı bir netice vermekten uzaktır. Esasen bu kabil köylerde tarla ziraati ve alelumum ziraî istihsalat (üretim) oldukça mahdut miktarlardan ibaret kalmakta; halkın geçimi daha fazla hayvani mahsulat sayesinde temin olunabilmektedir.
Nahiyeler Arasındaki Nakil Vasıtası Karşılaştırması
Muhtelif nakil vasıtaları bakımından kazanın 4 nahiyesi arasındaki münasebetler tetkik edildiği zaman:
-
Araba Dağılımı: Araba sayısı bakımından nahiyeler arasında belirgin bir fark bulunmamakta, genel ortalama köy başına 1 araba olarak ölçülmektedir.
-
Merkez ve Yahyalı Nahiyeleri: Merkez nahiyesinin 2 köyünde, Yahyalı nahiyesinin ise 6 köyünde tek bir araba veya kağnı dahi bulunmamaktadır.
-
Bakırdağ ve Tomarza Nahiyeleri: Bakırdağ ve Tomarza nahiyelerinin her köyünde kağnı mevcuttur.
-
Kızak Kullanımı: Tomarza nahiyesinin yalnız iki köyünde toplam 23 adet kızak mevcuttur.
Arşiv Kaynağı: Ziraat Vekâleti – Fasikül No: 29, Sayfa: 291 (1941)
Derleyen: Nezir Ötegen – 07.09.2026 / Develi

