Kayseri Times

Bir Zamanlar İstanbul’da Develi: Kadırga’nın "Erciyes Gavesi" ve Gedikpaşa’nın Kunduracıları

1960’lı yıllardan bugüne Develi’den İstanbul’a kurulan gönül köprüsü, binlerce hemşerinin hayallerine ev sahipliği yaptı. Sabahın ilk ışıklarında Kadırga’daki Erciyes Gavesi önünde duran otobüsler; sadece yolcu değil, memleket kokulu azıkları, bekar evlerine yerleşen umutları ve bir ömür sürecek dostlukları İstanbul’un kalbine taşıdı.

13 Mart 202617:16230
ReklamReklam
Bir Zamanlar İstanbul’da Develi: Kadırga’nın "Erciyes Gavesi" ve Gedikpaşa’nın Kunduracıları

Develi’nin tarihinde İstanbul, sadece bir gurbet şehri değil; bir rızık kapısı ve dayanışmanın sınav alanı olmuştur. Kadırga, Gedikpaşa, Kasımpaşa ve Kumkapı; Develili gençler için gurbetin ilk durağı, ilk göz ağrısıdır.

Sabahın 4’ü: Erciyes Gavesi’nde Memleket Kokusu

Geceden yola çıkan Develi otobüsleri, sabah 4-5 sularında Kadırga’daki Erciyes Gavesi önünde durduğunda, kaldırım memleketin bereketiyle dolardı:

  • Erzak Yükü: Çuvallar dolusu nohut, fasulye, pekmez, bidonlarla salamura peynir ve memleket yağı gavenin önüne inerdi.

  • Buluşma Noktası: İşe giden hemşeriler gaveye uğrar, gelen yolcuyu yakınıyla buluşturur; kimse sahipsiz, kimse aç bırakılmazdı.

  • Gurbetin İlk Kahvaltısı: Bekar evlerinde ve hanlarda kalanlar için Kadırga Gavesi’nde içilen o ilk çay ve yenen simit, gurbetin ilk tadıydı.

Gedikpaşa’da Sanat, Kasımpaşa’da Altyapı

Memleketten kaçıp gelen gencin de, ekmek parası için düşen ustanın da yolu belliydi:

  • Kunduracılık Mirası: Evden kaçan veya meslek edinmek isteyen gençler, Gedikpaşa’da bir kunduracı ustasının yanına verilir; hayatı ve zanaatı orada öğrenirdi.

  • İnşaat ve Altyapı: Köylerden gelen duvarcılar, boyacılar ve sıvacılar; mitillerini (yorganlarını) hanlara bırakır, yakınlarının yanında işe başlardı. İstanbul’un su ve kanalizasyon işlerini yapan "lağımcı" hemşerilerimiz ise şehrin altyapısına Develi’nin emeğini nakşederdi.

  • Tarihi Buluşma Mekanları ve Murtaza Hoca’nın Kamyonu

    Develi İstanbul’da sadece çalışmadı, kendi mahallesini ve mutfağını da kurdu:

    • Damak Tadı: Kadırga Karakolu karşısındaki Mustafa Maşlak’ın Cıvıklı Fırını, memleket hasreti çekenlerin lezzet durağıydı. Gedikpaşa’da Derviş’in Gavesi, Kasımpaşa’da ise Naci’nin Gavesi hemşerilerin meclisiydi.

    • Bereket Kamyonu: Maviler Camii imamı Murtaza Hoca ile Ateş Ağabey’in ortak kamyonu, her bahar Develi’nin kışlık yiyeceklerini İstanbul’a taşırdı. Kadırga Karakolu’nun önündeki ağaçların altına yanaşan o kamyon gelince, Murtaza Hoca’nın telefonuyla yükü olanlar bayram havasında toplanırdı.

    Acı Tatlı Bir Devrin Sayfaları

    Bugün o eski hanlar ve bekar evleri yerini başka hikayelere bıraksa da, Kadırga ve Gedikpaşa sokakları hala Develililerin ayak izlerini ve alın terini taşımaktadır. İstanbul’daki Develi, köklerine bağlı kalarak büyükşehrin çarkları arasında kimliğini korumayı bu gönül bağlarıyla başarmıştır.

    Derleyen: Nezir Ötegen – 13.03.2026 / Fatih, İstanbul

    Bu haberi paylaş

    Habere Tepki Ver (0)

    Yorumlar

    Yorum Yaz

    Whatsapp İhbar