CHP’li Aşkın Genç'ten kuvvet komutanlarının yaş haddini 72'ye uzatan kanun teklifine tepki: “Doğrudan belli isimleri koruma amacıyla hazırlanmış adrese teslim bir siyasi mühendislik ürünü”
CHP Kayseri Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç, Cumhurbaşkanına orgeneral ve oramirallerin yaş haddini 72’ye kadar uzatma yetkisi veren kanun teklifi ile ilgili, “Bu teklif, sistematik bir kadro planlaması değil, doğrudan belli isimleri koruma amacıyla hazırlanmış adrese teslim bir siyasi mühendislik ürünüdür.


CHP Kayseri Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç,
Cumhurbaşkanına orgeneral ve oramirallerin yaş haddini 72’ye kadar uzatma yetkisi
veren kanun teklifi ile ilgili, “Bu teklif, sistematik bir kadro planlaması değil, doğrudan
belli isimleri koruma amacıyla hazırlanmış adrese teslim bir siyasi mühendislik
ürünüdür. Daha önce de bu salonlarda liyakati aşındıran, FETÖ’ye alan açan
düzenlemeler ordunun temelini nasıl sarstıysa, şimdi de sadakati esas alan, kişiye
özel bu düzenlemelerle benzer bir yıkımın önü açılmak isteniyor” dedi.
En düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi de içeren torba kanun teklifinin
görüşmeleri Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam ediyor. Birçok ihtisas
komisyonunun alanına giren düzenlemeleri içeren teklifin ilk üç maddesi, TSK’nın
komuta kademesini ilgilendiriyor.
Teklifin 2’nci maddesinde yer alan, Cumhurbaşkanına orgeneral ve oramirallerin yaş
haddini 72’ye çıkarma yetkisi verilmesi kamuoyunda tepki çekmişti. Teklif
kanunlaşırsa, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara
Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Hava Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu olmak üzere üç kuvvet komutanı bu düzenlemeden
yararlanabilecek.
CHP Kayseri Milletvekili ve Milli Savunma Komisyonu Üyesi Aşkın Genç, komisyon
görüşmelerinde yaptığı konuşmada, teklifin ilk üç maddesinin Türk Silahlı
Kuvvetleri’nin kurumsal yapısına zarar vereceğini ifade etti. Genç, konuşmasında
şunları kaydetti:
“Cumhurbaşkanına yaş haddini 72’ye kadar uzatma yetkisi tanınıyor”
“Görüşmekte olduğumuz bu torba kanunun 1’inci, 2’nci ve 3’üncü maddeleri, Türk
Silahlı Kuvvetleri’nin komuta yapısını, terfi sistemini ve liyakat esaslarını doğrudan
hedef almaktadır. 1’inci maddeyle, Hava ve Deniz Kuvvetleri’nde gemi komutanlığı
yapmamış ya da uçak uçurmamış subayların dahi korgeneral ve koramiralliğe terfi
etmesinin önü açılıyor. Kuvvet doktrinine hâkim olmayan sınıf subayları artık en üst
rütbelere gelebilecek. 2’nci madde ise, Yüksek Askerî Şûra kararıyla görev süresi
uzatılacak general ve amiral sayısı 36’dan 60’a, zorunlu hallerde ise 75’e çıkarılıyor.
Ayrıca orgeneral ve oramirallerin yaş haddi 67’ye çıkarılıyor ve Cumhurbaşkanına bu
sınırı 72’ye kadar uzatma yetkisi tanınıyor. 3’üncü maddeyle, Harp Enstitüsü yani
kurmaylık eğitimi zorunluluğu kaldırılıyor. Bugüne dek Türk Silahlı Kuvvetleri’nde
korgeneral ya da koramiralliğe yükselebilmek için stratejik sevk ve idare eğitimi almış
olmak gerekiyordu. Şimdi bu koşul da kaldırılıyor. Yani Harp Enstitüsü eğitimi
almamış kişiler, en üst rütbelere taşınabilecek.
“Teklif adrese teslim bir siyasi mühendislik ürünüdür”
Tek tek saymayacağım ama bu düzenlemelerden kimin doğrudan faydalanacağını biz
de biliyoruz, sizler de biliyorsunuz. Kimin görev süresi bu maddeyle garanti altına
alınmak isteniyor, kim kurmaylık eğitimi almadığı hâlde terfi ettirilmek isteniyor, teker
teker takip ediyoruz. Bu teklif, sistematik bir kadro planlaması değil, doğrudan belli
isimleri koruma amacıyla hazırlanmış adrese teslim bir siyasi mühendislik ürünüdür.
Daha önce de bu salonlarda liyakati aşındıran, FETÖ’ye alan açan düzenlemeler
ordunun temelini nasıl sarstıysa, şimdi de sadakati esas alan, kişiye özel bu
düzenlemelerle benzer bir yıkımın önü açılmak isteniyor.
“72 yaşında orgenerallerin hâlâ görevde tutulması ne akla ne de mantığa sığar”
65 yaş üzerindeki vatandaşlarımıza araç kullanmak için yılda iki kez sağlık raporu
zorunluyken, 72 yaşında orgenerallerin hâlâ görevde tutulması ne akla ne mantığa
ne de modern askeri normlara sığar. Bu düzenlemeler, genç ve liyakatli subayların
önünü tıkamakta; komuta kademesini kurumsal körlüğe, emir-komuta zincirini ise
siyasi sadakate mahkûm etmektedir.
“Bu maddeler esas olarak Milli Savunma Komisyonu’nda ele alınmalıydı”
Ayrıca bu kadar kritik değişikliklerin emekli maaşı artışı gibi sosyal beklentilerin
arasına saklanarak torba teklif yöntemiyle Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçirilmek
istenmesi, usul bakımından da sakattır. Bu maddeler doğrudan askeri hiyerarşiyi
etkiliyor ve esas olarak Milli Savunma Komisyonu’nda ele alınmalıydı.
“TSK’nın kurumsal yapısı siyasi tercihlerle değil, liyakatle şekillenmeli”
Özetle söyleyelim bu teklif, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha güçlü kılmak için değil;
bazılarını görevde tutmak, bazılarını dışarıda bırakmak için hazırlanmıştır. CHP
Grubu olarak bu maddelere itiraz ediyor, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal
yapısının siyasi tercihlerle değil, liyakatle şekillenmesini savunuyoruz.
“Açlık sınırının altında yaşayan astsubaylar var”
Bir diğer önemli husus, bu kadar alelacele bunları Plan ve Bütçe Komisyonuna
getirirken, sizleri de mutlaka arayan astsubaylar, astsubay dernekleri, emekli
dernekleri mutlaka arıyordur. Açlık sınırının altında yaşayan astsubay kardeşlerimiz
var, tazminat sorunları olan insanlarımız var, askerlik görevini ciddiyetle yapmış,
görev ve sorumluluklarını yerine getirmiş. Onların da ciddi sorunları var. Biz isterdik ki
onların da sorunları burada konuşulsun ve çözüm önerileri sunulsun. Astsubayların
da sorunlarını en kısa zamanda çözelim.”
NE OLMUŞTU?
30 Ağustos 2024’teki Kara Harp Okulu’nun mezuniyet töreni sonrasında, subay
yemini okuyan 5 teğmenin, Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) kararı ile ordudan ihraç
edilmesi üzerine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, YDK Başkanı olan Kara Kuvvetleri
Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral Tevfik Algan’ın ihraçlara şerh koyduğunu
ileri sürmüştü. Özel, Algan'ın kendisine yapılan baskılar sonucu görevinden
ayrıldığını iddia etmişti.
“Kara Kuvvetleri Komutanı Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı
Ercüment Tatlıoğlu, ne yaptığınızı biliyorum ve Hulusi Akar'a söylediğimi size de
söylüyorum. Siz arkadaşlarınızın hayır duasını değil, bedduasını almış adamsınız”
diyen Özel, iki kuvvet komutanı için ayrıca şu ifadeleri kullanmıştı:
“Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın kimin yerine geçmek istediğini, kimin kuyusunu
kazdığını ve gayrinizami harp denebilecek bir psikolojik savaşla teğmenlerin ihracını
nasıl kışkırttığını, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın nasıl, komutanının nasıl mobbing
uyguladığını biliyorum. Silah arkadaşlarından duyuyorum. Günü gelince hesabını
sormak üzere bir tarafa not ediyorum.”
