Kayseri Times

Develi Zile’de 300 Yıllık Miras: Cami-i Kebir’in Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor!

Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa döneminde, 1734 yılında inşa edilen Zile Cami-i Kebir, bünyesinde barındırdığı asırlık kitabeler, nadir ahşap sütunlar ve gizemli sembollerle zamana meydan okuyor. 6 metrelik katran ağacı sütunlardaki Rik’a sanatı ve Mührü Süleyman işlemeleri, camiyi bir sanat şaheserine dönüştürüyor.

28 Şubat 202618:03307
ReklamReklam
Develi Zile’de 300 Yıllık Miras: Cami-i Kebir’in Sırları Gün Yüzüne Çıkıyor!

Develi’nin tarihi zenginlikleri arasında müstesna bir yere sahip olan Zile Cami-i Kebir, yaklaşık üç asırlık geçmişiyle hem mimari hem de kültürel bir hazine olarak ayakta duruyor. Hicri 1150 (Miladi 1734) yılında tamamlanan yapı, Develioğlu Seyyid Mustafa’nın hayratı olarak bölgeye armağan edilmiş.

Dış Kitabede Vefa ve Dua

Caminin dış cephesinde yer alan ve 1734 yılına tarihlenen dış kitabe, inşa sürecine dair önemli bilgiler sunuyor. Kitabede yer alan şu ifadeler, yapının manevi değerini özetliyor:

“Makbul-i niyaz iderim yâ Rab. Mustafa ümmetündür yâ Muhammed Mustafa. Eyledi ahir vefa sahib-i hayrat. Develüoğlu Seyyid Mustafa sene H 1150/1734”

Katran Ağacı Sütunlarda Saklı Kitabe

Caminin iç mekanında bulunan ve bölgenin en sağlam ağaçlarından olan katran ağacından imal edilmiş 12 adet sütun, yapının en dikkat çekici unsurlarından biri. Yaklaşık 6 metre yüksekliğindeki bu sütunlardan birinin üzerinde, yerden 5 metre yükseklikte bulunan Osmanlıca kitabe görenleri hayrete düşürüyor:

  • Rik’a Sanatı: Özenle ve büyük bir ustalıkla yazılmış olan bu kitabe, dönemin hat sanatının inceliklerini yansıtıyor.

  • Mührü Süleyman: Kitabenin hemen altında yer alan bir hilal içerisine işlenmiş Mührü Süleyman (Davut Yıldızı), yapının derin sembolik anlamlar taşıdığını kanıtlıyor.

  • Seyyar Merdiven Sistemi ve Mimari Detaylar

    Caminin sütunlarında bulunan seyyar merdiven sistemi ve restorasyon çalışmaları esnasında verniklenerek koruma altına alınan 6 metrelik tek parça ahşap yapılar, Osmanlı ahşap işçiliğinin zirve noktalarından biri olarak kabul ediliyor.

    Tarih ve Sanatın Buluşma Noktası

    Zile Cami-i Kebir, sadece bir ibadethane değil, aynı zamanda hat sanatından mimari mühendisliğe kadar geniş bir yelpazede Osmanlı mirasını barındıran bir "açık hava müzesi" niteliği taşıyor. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa döneminin ruhunu yansıtan bu yapı, Develi’nin turizm ve kültür rotası için paha biçilmez bir durak olmaya devam ediyor.

    Derleyen: Nezir Ötegen – 25.02.2026 / Develi

    Bu haberi paylaş

    Habere Tepki Ver (0)

    Yorumlar

    Yorum Yaz

    Whatsapp İhbar