Erdoğan’dan Uyarı: “Doğurganlık Hızımız 1.5’in Altına Düştü, Bu Hayra Alamet Değil”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'de doğurganlık oranının alarm verici düzeye indiğini belirterek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na çalışmaların yoğunlaştırılması talimatını verdi. TÜİK verilerine göre doğurganlık oranı 1,48’e düştü. Uzmanlar, ekonomik güvensizlikten bireyselleşmeye kadar birçok sosyal ve psikolojik etkenin gençleri çocuk sahibi olmaktan uzaklaştırdığını ifade ediyor.


Türkiye’de doğurganlık oranları son yıllarda hızla geriliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada bu duruma dikkat çekerek, "Doğurganlık hızımız 1.5’in biraz altına düşmüş vaziyette. Bu hayra alamet değil." ifadelerini kullandı. Erdoğan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na konuyla ilgili çalışmaların yoğunlaştırılması yönünde talimat verdi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 1927 yılında evli kadın başına düşen ortalama çocuk sayısı 7,1 iken, bu sayı 2024 itibarıyla 1,48’e kadar geriledi. Bu oran, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,1 seviyesinin oldukça altında.
Gençlerin Gerekçesi: Geleceğe Güvensizlik
Gençlerin büyük çoğunluğu, çocuk sahibi olmayı ekonomik ve psikolojik bir yük olarak görüyor. Ekonomik kriz, yüksek yaşam maliyetleri, kiralar, düşük maaşlar, iklim krizi ve savaşlar gibi sebepler, gençlerin gelecek planlarını olumsuz etkiliyor. Özellikle kadınlar, çocuk yapmanın artık bir zorunluluk değil, kişisel bir tercih olduğunu vurguluyor.
UNFPA (Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu) araştırmaları ile Türkiye'deki sosyal medya paylaşımları da bu hissiyatı doğruluyor.
Sosyologlara Göre Sadece Ekonomi Değil
Uzmanlara göre doğurganlık oranındaki düşüş sadece maddi koşullarla açıklanamaz. Bu değişimde bireyselleşme, kadın haklarının gelişimi, toplumsal baskının azalması, travmalarla yüzleşme ve özgürlük arayışı da önemli rol oynuyor. Kadınlar artık anneliği bir “zorunluluk” olarak değil, “seçim” olarak değerlendiriyor.
Sosyal Medyada Yayılan Tepkilerden Bazıları:
-
“Ev kirasını bile ödeyemeyen bir nesil çocuk nasıl yapsın?”
“İki aylık bebeğini bırakıp işe dönmek zorunda kalan bir kadın neden çocuk istesin?”
“Bebek mamasına kilit vurulan bir ülkede çocuk yapmak akıl karı değil.”
“Çocuk doğuruyorsun, okutuyorsun, sınavda hakkı yeniyor. Askere gidiyor, şehit düşüyor. Bu ülkede çocuk yapmak için deli olmak gerek.”
“Bir nesil olarak önce kendimizi iyileştirmek istiyoruz. Travmamızı çocuklarımıza aktarmak istemiyoruz.”
Çocuk Yapmamak da Bir Hak ve Tercih
Uzmanlar, modern birey için çocuk yapmamanın da bir hak, bir özgürlük ve hatta politik bir duruş olduğunu savunuyor. Bu görüşe göre, çocuk sahibi olmamak, bireyin yaşamını kendi değerleri doğrultusunda şekillendirme hakkının bir uzantısı.
