ReklamReklam
Kayseri Times

GREVLİ TS HAKKI, GERÇEK TOPLU SÖZLEŞME, DEMOKRATİK ÇALIŞMA YAŞAMI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!

Üniversite hastaneleri sağlık hizmetlerinin önemli parçası ve nitelikli sağlık hizmeti üretiminin de en belirleyici unsurlarından olmasına rağmen sağlık sistemimiz içerisinde üvey evlat olarak görülmektedir.

23 Temmuz 202520:30569
ReklamReklam
GREVLİ TS HAKKI, GERÇEK TOPLU SÖZLEŞME, DEMOKRATİK ÇALIŞMA YAŞAMI İÇİN MÜCADELEYE DEVAM EDİYORUZ!

Üniversite hastaneleri sağlık hizmetlerinin önemli parçası ve nitelikli sağlık
hizmeti üretiminin de en belirleyici unsurlarından olmasına rağmen sağlık
sistemimiz içerisinde üvey evlat olarak görülmektedir.
Ülkenin her tarafına gönderilen hekimlerin yetiştirildiği, tedavi edici sağlık
hizmetlerinde sevk zincirinin en son basamağı, dünya çapında isim yapmış
saygın tıp insanlarının bilimsel ve özerk hareket edebilmeleri sayesinde
ülkemizde kamusal sağlık hizmetinin ileriye taşınmasında itici bir rol oynayan
kurumlarımız bugün borç batağından çıkmak için mücadele etmektedir.
Üniversite hastanelerinin mali, idari ve bilimsel özerkliği Sağlık Bakanlığı
tarafından adeta kuşatılmış üniversite hastanelerinin Sağlık Bakanlığına
bağlanması için her türlü yasal zemin oluşturulmaya başlanmıştır. Devlet
üniversite hastanelerimizin yeniden, ülkemizde yaşamakta olan herkese,
parasız sağlık hizmeti sunabilecek duruma gelmesi için kaynağı genel bütçe
olmak üzere, tüm borçlarının ödenmesi ve daha fazla gecikmeden bütün
gereksinimlerinin karşılanması gerekirken bu durum Devlet üniversite
hastanelerinin Sağlık Bakanlığına bağlanması için bir fırsat olarak görülüyor.
Sağlık Bakanlığı Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi örneğinde olduğu gibi
geçmiş yıllarda Üniversite Hastanesinin borcunu kapatıp bir iş birliği protokolü
ile üniversitenin özerkliğine kayyum atamıştı.
Sağlık hizmet sunumu doğrudan hasta başvurusu ile değil üçüncü basamak
sağlık hizmet sunumu şeklinde olması, hastaların 1. ve 2. basamaktan gelmesi
gereken ve temel görevi eğitim, öğretim ve araştırma olan devlet üniversite
hastanelerimiz bu kimliğinden çoktan çıkarılmış ve devlet hastanesi kimliğine
sokulmuştur.

Yeterli personel istihdamı yapılmayarak tüm çalışanlar angarya çalışma
koşullarına maruz bırakılmıştır. Özellikle asistan hekimler hasta, iş yükü ve
angaryalar nedeniyle eğitim için yeterli zaman bulamazken, öğretim üyeleri de
finansal baskılar nedeniyle hizmet ağırlıklı çalışmaya zorlanıyorlar. Ek ödeme,
performans, teşvik ve ücret baskısı nedeniyle alanında isim yapmış tıp insanları
kamusal alandan çekilerek özel sektöre yöneliyor. Bir kısmı da yurtdışına
gidiyor. Oysa tüm ülkenin vatandaşlarının sağlığa erişim hakkı kapsamında bu
hekimlere ihtiyacı varken sadece parası olanlar şifa buluyorlar. Üniversite
hastaneleri borç batağından çıkmanın yolu olarak daha az maliyetle hizmet
üretip daha fazla gelir elde etmek için etik dışı yollarla döner sermayeyi
arttırmaya çalışıyorlar. Pandemide dağıtılması gereken ek ödemeyi borçlarını
ödemek için kullanabiliyorlar.
7 dönem (14 yıl) boyunca bizleri sefalete mahkûm eden yandaş sendika ve
işveren devleti temsil eden hükümetin birlikte oynadığı tiyatro ile oyalanmak
yerine TS programımız etrafında birlikte mücadele ederek hem yetkilendirilmiş
yandaş sendikayı hem de işvereni, lehimize karar alma yönünde baskı unsuru
olmaya tüm işkolu emekçilerini davet ediyoruz. Sağlık ve sosyal hizmet
emekçileri sendikamız çatısı altında bir araya gelerek, bize reva görülen insani
olmayan çalışma koşullarını ve ücret rejimini değiştirmeliyiz.
Olmazsa olmaz tüm emekçileri ilgilendiren temel taleplerimiz şunlardır:
1- Grevli toplu sözleşmeli, özgür pazarlık hakkı içeren sendika yasası
çıkarılsın,
2- OECD ortalamasında kadrolu güvenceli personel istihdam edilerek,
sözleşmeli tüm çalışanlar 657 4/a kapsamına alınsın.
3- Performans, ek ödeme, taban, teşvik, ilave zam değil, tüm sağlık ve sosyal
hizmet emekçilerine yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyan temel
ücret verilsin.
4- Son TS’de ilave ek zam olarak verilen emekliliğe ve emeklilere
yansıtılmayan ve emekliliği daha da hayal hale getiren uygulamaya son
verilerek ilave ek zammın emekliliğe ve tüm kamu emeklilerine
yansıtılması,
5- Vergide adalet sağlansın. Emekçilerden alınan vergi % 10’da sabitlensin
6- Çalışma yaşamının demokratikleşmesinin ilk adımı olarak idarecilerin
atanması yönteminden vazgeçilsin. Liyakati uygun olanların aday olacağı
ve yöneticilik yapacağı emekçilerin oylarıyla bir ya da iki yıllığına seçimle
belirlensin.

7- Muayene, tedavide ve ilaçta hiçbir ad altında; katkı, katılım payı, ilave
ücret alınmasın. Sağlık hizmetleri ücretsiz olsun.
Ayrıntılı TS metnimizi web sitemizden görebilirsiniz. Üniversite hastanelerine
özel TS metnimizde yer alan bazı önemli taleplerde aşağıdaki gibidir.
1- Üniversite hastanelerinde çalışanlara tayin hakkı verilsin. Bu
gerçekleşinceye kadar üniversite hastanelerinde çalışan personelin
kurumlar arası tayin talebi karşılandığı durumda bağlı bulunduğu
üniversite rektörünün muvafakat verme şartı iptal edilmelidir.
2- Bir an önce mazerete bağlı atama ve yer değiştirme yönetmeliği
çıkarılmalıdır.
3- Döner Sermaye Komisyonu oluşturuluşun
4- Üniversite hastanelerinde görev yapan asistanların günlük çalışma
saatleri ilgili mevzuatta belirtilen süreyi aşmamalıdır.
5- Asistan hekimlerin nöbet süresi 24 saat ile sınırlandırılmalıdır.
6- Asistan hekimlerin aylık fazla mesaileri en fazla 120 saat ile
sınırlandırılmalıdır.
7- 0-3 yaş çocukları da kapsayacak şekilde ücretsiz, 7/24 hizmet veren,
nitelikli çocuk bakım merkezleri ve kreşlerin oluşturulması güvence altına
alınmalıdır. Kreş hizmeti sağlanamayan yerlerde günün ihtiyaçlarına
uygun şekilde kreş ödeneği sağlanmalıdır.
8- İşe gidiş gelişlerde zorunlu servis sağlanmalıdır. Servis olmayan
birimlerde gündüz için aylık abonman bedeli, gece çalışması için de taksi
ücreti ödenmeli,
9- Tüm emekçilerine 3600-7200 arası ek gösterge uygulamasına geçilsin.
10- Sağlık hizmetleri ağır ve tehlikeli işler kapsamındadır. Fiili hizmet
süresi (yıpranma payı) yıllık 90 gün üzerinden tam olarak tüm emekçilere
ödensin ve geçmiş yılları da kapsasın
Bu toplu sözleşme düzeneği ile bir sonuç elde edilmeyeceğini 7 dönemdir (14
yıl) mutabakat altına alınan ama uygulanmayan toplu sözleşme maddelerinden
biliyoruz. Sonuç elde edilemeyeceğini demokratik bir çalışma ve özgür
örgütlenme ortamı olmadığı için bürokratlar, idareciler ve siyasiler tarafından
büyütülüp yetkilendirilen sendikamsı yapıdan biliyoruz.
Türkiye’de kamu sendikalarının mücadele tarihine bakarsak var olan hakların
korunması yeni kazanımlar elde etmenin yegâne yolu iş yerlerinde, alanlarda,
meydanlarda yürütülen fiili ve meşru mücadele ile olduğu görülecektir. Bizde
geçmişten günümüze fiili ve meşru mücadele hattımızdan vazgeçmeden
mücadeleye devam edeceğiz.

Gerek konfederasyonumuz KESK bütünlüğünde gerekse de SES olarak
taleplerimizin karşılık bulması için bu toplu sözleşme dönemine giderken ve
toplu sözleşme dönemi boyunca da iş yerlerinden, alanlardan, meydanlardan
SES’imizi yükselteceğiz.
Tüm sağlık emekçilerini, sağlık işkolundaki emek ve meslek örgütlerini ve sağlık
hakkına sahip çıkmak isteyen halkın tüm örgütlü kurumlarını mücadeleyi
birleştirmeye ve büyütmeye davet ediyoruz. SES VAR, UMUT VAR! SES’te
Örgütleniyoruz!

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar