Hocalı Katliamı’nın 34. Yılında MAZLUMDER’den "Adalet" Çağrısı
Hocalı Katliamı’nın 34. yılında bir açıklama yapan MAZLUMDER Kayseri Şube Başkan Yardımcısı Adnan Evsen, 26 Şubat 1992’de yaşanan soykırımın faillerinden hesap sorulması gerektiğini vurguladı. Evsen, Karabağ’ın özgürleşmesini umut verici bulurken; BM, Türkiye, Azerbaycan ve Rusya’ya seslenerek firari sanıkların bir an önce yakalanıp yargı önüne çıkarılması için acil eylem çağrısında bulundu.


Dünyanın Gözü Önünde Bir Soykırım: Hocalı
MAZLUMDER Kayseri Şube Başkan Yardımcısı Adnan Evsen, 25-26 Şubat 1992 gecesi Ermenistan askerleri ve çeteleri tarafından gerçekleştirilen Hocalı Katliamı’na dair sert bir açıklama yayımladı. Binlerce yıllık Azerbaycan toprağı olan Karabağ’ın Hocalı şehrine gece yarısı düzenlenen baskında; 600’den fazla masum Azerbaycan Türkünün öldürüldüğü, 500’e yakın kişinin yaralandığı, 150 kişinin kaybolduğu ve 1300’e yakın insanın esir düştüğü tarihsel verilerle hatırlatıldı.
Karabağ’ın Özgürleşmesi İnsanlık Adına Bir Umut
Açıklamada, 2020 yılından itibaren Azerbaycan ordusunun gerçekleştirdiği operasyonlarla Hocalı dahil olmak üzere işgal altındaki toprakların kurtarılmasının önemine değinildi. Evsen, bölgedeki yıkımın onarılmaya başlanması, yerinden edilenlerin topraklarına dönüşü ve katliama katılan bazı militanların yakalanmasının insanlık adına sevindirici ve umut verici gelişmeler olduğunu ifade etti.
Uluslararası Kurumlara "Acil Görev" Daveti
Katliamın üzerinden 34 yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla tecelli etmediğini belirten Adnan Evsen, MAZLUMDER adına şu çağrıda bulundu:
"İnsanlık dışı vahşi katliamın sanıklarının, her türlü imkan kullanılarak bir an önce yakalanıp adalet önüne çıkarılması gerekmektedir. İşlenen insanlık suçunun hesabının sorulması için Türkiye Cumhuriyeti, Rusya Federasyonu, Azerbaycan Devleti başta olmak üzere Birleşmiş Milletler ve tüm insan hakları teşkilatlarını acil olarak göreve davet ediyoruz."
Hocalı’da tüm insani değerlerin ayaklar altına alındığını vurgulayan Evsen, adaletin yerini bulması için küresel ölçekte bir kararlılık sergilenmesi gerektiğini belirtti.

