Prof. Dr. Derviş Boztosun: Sanayiyi Ezerek Enflasyon Düşürülmez
Prof. Dr. Derviş Boztosun, Türkiye ekonomisinde para ve maliye politikaları arasındaki kopukluğun faturasını sanayicinin ödediğini vurguluyor. Sadece talebi kısarak ve üreticiyi boğarak sağlanan bir enflasyon düşüşünün başarı sayılamayacağını belirten Boztosun; kamuda gerçek tasarruf, yapısal adımlar ve üreticiye seçici finansman desteği sağlanmadan tek başına yüksek faizle kalıcı fiyat istikrarı elde edilemeyeceğinin altını çiziyor.


Prof. Dr. Derviş Boztosun
Sanayiyi Ezerek Enflasyon Düşürülmez:
Türkiye ekonomisinde mesele artık “yüksek enflasyon” falan değil.
Asıl hastalık şu: Para politikası bir hikâye anlatıyor, maliye politikası başka bir hikâye. İkisi aynı odada oturup birbirini duymuyor.
Merkez Bankası frene basıyor.
Yüksek faiz, sıkı kredi, likiditeyi kısma… Klasik reçete.
Kamu tarafı ise aynı sertlikte frene basmıyor.
Sonuç? Faturayı kim ödüyor?
Sanayici.
Kredi pahalı.
İşletme sermayesi kanıyor.
Talep zayıf.
Maliyet yüksek.
Bir de üstüne TL’nin reel değerlenmesi… İhracatçının dışarıdaki rekabet gücünü törpülüyor.
İçeride müşteri yok, dışarıda fiyat avantajı yok.
Sonra kapasite düşüyor, yatırım erteleniyor, istihdam baskılanıyor.
Ve herkes “enflasyonla mücadele ediyoruz” diye alkış tutuyor.
Buradaki en büyük yanılgı şu:
Enflasyonu düşürmekle ekonomiyi küçültmeyi aynı şey sanıyoruz.
Talebi kısmak kolaydır.
Buton var, basıyorsun, talep düşüyor.
Ama üretim kapasitesini ayakta tutarak enflasyonu indirmeyi başarmak… İşte asıl ekonomi yönetimi budur.
Merkez Bankası’nı yalnız bırakırsan olmaz.
Kamu harcamalarında gerçek disiplin, öngörülebilirlik, hukuk güveni, risk primini düşürecek yapısal adımlar olmadan bu iş yürümez.
Yüksek faizle üreticiyi ayakta tutamazsın.
Faiz, enflasyonun ilacıdır.
Üretimin kemoterapisi değildir.
Dozu yanlış ayarlarsan hastalığı değil, hastayı öldürürsün.
Türkiye’nin ihtiyacı ne daha fazla kredi pompalamak, ne de üretimi boğmak.
İhtiyaç şu:
İhracatçıya, yüksek katma değer üreten sanayiciye ve gerçekten yatırım yapana seçici finansman…
Kamunun da gerçekten tasarruf ettiği bir model.
Fabrikayı kapatıp enflasyonu düşürmek başarı değildir.
Fabrikayı açık tutarak fiyat istikrarı sağlamak başarıdır.
Ekonomi yönetiminin asıl sınavı tam burada başlıyor.
Ya üretimi boğarak “başardık” diyeceksiniz,
ya da üretimi ayakta tutarak enflasyonu ezeceksiniz.
Üçüncü yol yok.
