Prof. Dr. Derviş Boztosun: “Trump Türkiye’den Ne İsteyecek, Biz Ne Vereceğiz?”
25 Eylül 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleşecek Erdoğan-Trump zirvesini değerlendiren Prof. Dr. Derviş Boztosun, görüşmeyi “jeopolitik bir satranç tahtası” olarak nitelendirdi. Boztosun’a göre Trump’ın talepleri Gazze ve PYD’den S-400’lere, Boeing alımlarından nadir toprak elementlerine kadar uzanıyor. Asıl kritik gündemin ise Kudüs ve Siloam tableti olduğuna dikkat çekiyor.


25 Eylül 2025’te Beyaz Saray’da gerçekleşecek Erdoğan-Trump zirvesi, sadece diplomatik bir görüşme değil, aynı zamanda küresel bir satranç oyunu olacak. Konuyu değerlendiren Prof. Dr. Derviş Boztosun, Trump’ın “America First” vizyonu çerçevesinde Türkiye’yi hem stratejik ortak hem de pazarlık kozu olarak gördüğünü belirtiyor.
Prof. Dr. Boztosun’a göre Trump’ın talepleri uzun ve karmaşık: Gazze’de sessizlik, Mahmud Abbas liderliğinde kukla bir Filistin devletine destek, PYD’ye göz yumulması, Amerikan tarım ürünlerine sıfır gümrük, 300 Boeing uçağı alımı, S-400’lerin devre dışı bırakılması ve Bartholomeos meselesi. Ancak asıl “gizli gündem” olarak Kudüs, Mescid-i Aksa, Arz-ı Mev’ud ideali ve Siloam tableti öne çıkıyor.
Ekonomik boyutta da önemli başlıklar var. Trump, ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarma hedefi koysa da bunun ardında Amerikan çıkarlarını önceleyen sert koşullar bulunuyor. Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak elementleri rezervi, ABD için Çin’e alternatif yaratma fırsatı olarak masada. Boztosun, “En çarpıcı talep ise 2700 yıllık İbranice yazıt Siloam tabletidir. Bu eser, İsrail’in yıllardır istediği bir sembol. Erdoğan’ın tavrı net: ‘Kudüs’ten bir çakıl taşı bile vermeyiz’” diyor.
Türkiye’nin tavrını değerlendiren Prof. Dr. Boztosun, Siloam tabletinin onur meselesi olduğunu ve asla verilmeyeceğini, nadir topraklarda ise ancak sınırlı işbirliği yapılabileceğini belirtiyor. Gazze ve Kudüs’te sessiz kalmanın Türkiye’nin politik çizgisine ters olduğunu, PYD’ye toleransın ise milli çıkarları zedeleyeceğini vurguluyor.
Türkiye’nin taleplerine de dikkat çeken Boztosun, şunları sıralıyor:
-
Savunma: F-35’lerin teslimi, CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, yerli üretimde işbirliği.
Ekonomi: ABD tarifelerinin düşürülmesi, yatırımların artırılması, nadir topraklarda ortaklık ama kontrolün Türkiye’de kalması.
Bölgesel: Suriye’de PYD’nin silahsızlandırılması, mülteci yerleşiminde destek, Gazze’de ateşkes için baskı.
Stratejik: Rusya yaptırımlarında esneklik, Bartholomeos konusunda ABD arabuluculuğuna son verilmesi.
Sonuç bölümünde Prof. Dr. Derviş Boztosun şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Bu zirve bir fırsat ile tuzak arasında gidip geliyor. Trump’ın kırmızı halısı ekonomik imkanlar sunsa da Kudüs ve Siloam tableti gibi gizli ajandalar Türkiye için alarm zillerini çaldırıyor. Vereceğimiz şeyler sınırlı olabilir ama özümüzden asla taviz vermemeliyiz. Asıl mesele, bu satrançta kimin hamlelerini daha akıllıca yapacağıdır.”

