Talas’taki Okul Şiddetine Saadet Partisi’nden Sert Tepki: "Okullar Korku Değil, Güven Yuvası Olmalı"
Saadet Partisi Kayseri İl Başkan Yardımcısı Adem Sukut, Talas’ta yaşanan bıçaklı kavgayı "asla kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Şiddetin kaynağında kontrolsüz medya ve zayıf yasal düzenlemelerin yattığını belirten Sukut; akran zorbalığına karşı caydırıcı yasalar, etkin disiplin süreçleri ve ailelerin hukuki sorumluluğa dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.


Saadet Partisi Kayseri İl Başkanlığı Eğitim Birimi, 18 Şubat 2026 tarihinde Talas ilçesinde bir ortaokulda meydana gelen ve ağır yaralanmayla sonuçlanan bıçaklı kavga üzerine yazılı bir basın bildirisi yayımladı. Olayı büyük bir üzüntü ve endişeyle takip ettiklerini belirten İl Başkan Yardımcısı Adem Sukut, okul ortamında şiddetin ortaya çıkmasının toplumsal yapı açısından düşündürücü olduğunu ifade etti.
"Okullar Islah Merkezi Değildir" Eğitim kurumlarının güvenliğin, ahlakın ve kişilik gelişiminin teminatı olması gerektiğini vurgulayan Sukut, "Eğitim kurumları ıslah ve rehabilitasyon merkezleri değildir. Okul düzenini bozan ve diğer öğrencilerin eğitim hakkını tehlikeye atan davranışlara karşı koruyucu mekanizmaların oluşturulması zorunludur" dedi.
Şiddetin Kaynağı: Medya ve Denetimsizlik Çocukların şiddete yönelmesinin bireysel bir sorundan öte toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çekilen bildiride, şu etkenler sıralandı:
-
Şiddeti normalleştiren ve mafya kültürünü özendiren televizyon dizileri,
-
Kontrolsüz ve denetimsiz sosyal medya içerikleri,
-
Dijital ortamda yayılan akran zorbalığı kültürü.
Adalet Sistemine Eleştiri Akran zorbalığına karşı yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını savunan Sukut, adalet sisteminin suçlu lehine işlediği yönündeki toplumsal algının, adalete olan güveni zedelediğini ve sağlıklı nesiller yetiştirmeyi zorlaştırdığını belirtti.
Yetkililere "Acil Eylem" Çağrısı Saadet Partisi, güvenli bir eğitim ortamı için yetkilileri şu adımları atmaya davet etti:
-
Güvenlik ve Psikososyal Destek: Okullardaki destek mekanizmaları güçlendirilmeli.
-
Caydırıcı Yasalar: Akran zorbalığına karşı koruyucu ve sert yasal düzenlemeler hayata geçirilmeli.
-
Medya Denetimi: Şiddet özendiren içeriklere karşı etkin denetim sağlanmalı.
-
Disiplin ve Rehabilitasyon: Okul disiplin kurulları kararlı işletilmeli; ıslahı mümkün olmayan öğrenciler rehabilite edilmeli ve gerektiğinde uzaklaştırma kararları hızla uygulanmalı.
-
Ailevi Sorumluluk: Zorbalığa karışan çocukların aileleri bilinçlendirilmeli, denetlenmeli ve gerekirse hukuki sorumluluğa tabi tutulmalı.
Bildiri, "Güvenli eğitim ortamı devletin ve toplumun ortak sorumluluğudur. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması için adımlar ivedilikle atılmalıdır" ifadeleriyle son buldu.

