ReklamReklam
Kayseri Times

Tarihi Tarabya Yalısı Davası Sonuçlandı: 17 Yıllık Hukuk Savaşı Mirasçılar Lehine Bitti

İstanbul Boğazı'nın en değerli mülklerinden biri olan ve yaklaşık 10 dönümlük arazi üzerine kurulu Tarabya sahilindeki yalıya ilişkin 17 yıldır süren mülkiyet davası sonuçlandı. Osmanlı'dan Rusya Federasyonu'na kadar uzanan karmaşık bir hukuki geçmişe sahip olan davada mahkeme, taşınmazın 19. yüzyıldaki sahibi Nikola İsveçin'in mirasçıları lehine karar verdi.

1 Kasım 202517:37558
ReklamReklam
Tarihi Tarabya Yalısı Davası Sonuçlandı: 17 Yıllık Hukuk Savaşı Mirasçılar Lehine Bitti

Mülkiyetin Tarihsel Gelişimi ve Dava Süreci

 

Yaklaşık 200 yıllık taşınmazın hikayesi, Osmanlı dönemi fermanları ve uluslararası ilişkilerle iç içe geçti.

 

Yalı'nın 19. Yüzyıldaki Sahipleri

 

  • İlk Satın Alma (1841): Osmanlı döneminde Fransız Sefareti'nde tercümanlık yapan Mösyö Leon Auguste Landevosin'in eşinin kızı Heme Landevoisin, yalıyı Rum asıllı Hristaki Efendi'den satın aldı.

  • Rus Elçilik Çalışanına Satış (1868): Landevoisin Ailesi, yalıyı Rus elçilik çalışanı Nikola İsveçin'e (Nikolai Ivanovitch Swetchine) 400 bin kuruş bedelle sattı.

 

Rusya Bağlantısı ve Statü Karmaşası

 

  • Ölüm ve Kayıt (1903): Nikola İsveçin, 1903'te İstanbul'da vefat etti, ancak kayıtlara "Mirasçı bırakmadan öldü" şeklinde not düşüldü.

  • Kiralama Dönemi: Nikola'nın ölümünden sonra taşınmaz, Padişah V. Mehmed Reşad'ın fermanı ve Evkaf Mahkemesi kararıyla bir dönem Rus Çarlığı'na kiralandı ve Rus Sefareti'nin lojmanı olarak kullanıldı.

  • Mahkeme Vurgusu: Mahkeme, taşınmazın hiçbir dönemde doğrudan Rusya'ya tescil edilmediğini özellikle vurguladı.

  • Kadastro Tespiti (1950): 1917'deki Çarlık yıkılışı ve SSCB'nin kurulup dağılmasının ardından 1950'de yapılan kadastro tespitinde, taşınmaz yine eski tapu maliki Nikola İsveçin adına kaydedildi ve bu kayıt kesinleşti.

  •  

    Hukuk Savaşı ve Nihai Karar

     

    Hazine, Vakıflar ve Rusya Federasyonu'nun da taraf olduğu 4'lü dava, 2004 yılında başladı:

    1. Hazine: Nikola'nın mirasçısız öldüğü gerekçesiyle taşınmazın devlete geçmesi (tapu iptali ve tescil) talebinde bulundu.

    2. Vakıflar Genel Müdürlüğü: Taşınmaz üzerinde Sultan Bayezid Vakfı'na ait bir şerh olduğunu öne sürerek mülkiyetin kendisine ait olduğunu savundu.

    3. Rusya Federasyonu: Taşınmaz üzerinde hak iddia etti.

    Mahkemenin Kararı: Mahkeme, tüm ferman, belge ve uluslararası yazışmaları değerlendirerek, taşınmazın mülkiyetinin Nikola İsveçin'in yasal mirasçılarına ait olduğuna karar verdi. Hazine, Vakıflar ve Rusya'nın talepleri kabul edilmedi.

    Bu haberi paylaş

    Habere Tepki Ver (0)

    Yorumlar

    Yorum Yaz

    Whatsapp İhbar