Zamantı Irmağı'nın tanıklığı: Develi ve Yahyalı'nın ortak tarihi Faraşa, antik bir sanayi ve savunma merkeziydi
Yahyalı ve Develi'nin ortak tarihi bölgesi olan Faraşa (Antik adı Ariaramneia, Bizans döneminde Roze), Zamantı Irmağı kıyısında yer alan ve sadece su değil, aynı zamanda ırmak boyunca akıp giden zengin bir tarihe tanıklık eden bir yerleşimdir. Kapadokya ile Kilikya arasındaki orta yolun kritik noktasında bulunan Faraşa, maden yatakları, demir sanayisi ve Bizans dönemine ait gözetleme kuleleri ile stratejik bir kale görevi görmüştür.


Develi / Yahyalı - Zamantı Irmağı'nın kıyısında yer alan ve sadece coğrafi değil, aynı zamanda tarihî bir köprü görevi üstlenen Faraşa bölgesi, Yahyalı ve Develi'nin derin ortak geçmişini gözler önüne seriyor. Bölgenin Antik adı Ariaramneia olarak bilinirken, orta çağda ve Bizans döneminde Roze (Gül) adıyla anılmıştır.
Kapadokya ve Kilikya Arasındaki Stratejik Merkez
Faraşa, tarih boyunca Kapadokya ile Kilikya (Çukurova) arasında uzanan üç önemli yoldan ikincisi olan Zamantı Nehri boyunca ilerleyen "orta yolun" kritik bir durağıydı. Yunanistan'a mübadele ile giden Faraşalı bir Rum ailenin kızı olan Despina Vitouni'nin anlattıklarına göre, bu yolun önemi Bizans döneminde en üst seviyeye çıkmıştı.
Bizans yönetimi, Çukurova'dan gelecek düşman kuvvetlerini erken tespit etmek amacıyla, Toros Dağları'ndan Yahyalı'ya kadar birbirini gören bütün tepelere kaleler ve gözetleme kuleleri (Faraşa, Dönbere, Tahrana, Irahat, Sorgun vb.) inşa etmişti. Bu kulelerdeki Rum nöbetçiler, ateş yakarak işaretleşme yoluyla düşmanın hareketini, büyüklüğünü ve miktarını öğle saatlerinde Yahyalı'ya ulaştırabiliyordu. Bu istihbarat üzerine Bizans, ordusunu Faraşa müstahkem mevkisine yerleştiriyordu. Eski Bizans kaynaklarında, MS 800'lü yıllarda Bizans Genel Kurmay Başkanı'nın dahi savunma karargâhını denetlemek için İstanbul'dan buraya geldiği belirtilmektedir.
Faraşa'nın Sanayi ve Kültür Zenginliği
Faraşa, aynı zamanda önemli bir sanayi ve maden kenti olarak öne çıkıyordu. Tarihi vesikalarda demir madeninin asırlarca işletildiği, demir çıkarımı, işlenmesi ve ticareti üzerine kurulu bir ekonomiye sahip olduğu biliniyor. Niğde'den Kayseri'ye kadar saban demiri, balta, nal, sındı gibi demir işlerini Faraşalı Rumlar üstlenmişti.
Kültürel açıdan ise Faraşa, çevresindeki Rum köyleriyle birlikte merkez köyü konumundaydı. Bölgede "varasótika" ya da "romáika" adı verilen özel bir Kapadokya Rum lehçesi konuşuluyordu. Bu aksanın konuşulduğu Develi ve Yahyalı'ya bağlı köyler arasında Faraşa (Çamlıca), Yaylacık, Satı, Çukuryurt, Karacaviran, Hoşca ve Beş Kardeş köyleri yer alıyordu.
İnanç ve Kale
Köyün güney ucunda, Zamantı Irmağı kıyısındaki sarp kayalıkların üzerinde "Galas" adıyla bilinen bir kale kalıntısı, Faraşa'nın doğal bir sığınak işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır.
Öte yandan Faraşalı Rumlar, Meryem Ana'nın Hz. İsa'yı Faraşa yakınındaki bir mağarada doğurduğuna inanmaktaydı. Ayrıca Faraşalı Rumların Aziz Arsenios'a (Haciefendimiz) büyük saygı duyduğu ve mübadele sonrası dahi anısının yaşatıldığı belirtilmektedir.
Kaynaklar: Yahyalı Belediyesi Yayınları, Prof. Dr. Recep Özkan'ın "Göçün Sosyolojisi" ve Halit Erkiletlioğlu'nun "Kapadokya krallığı ve Roma Bizans dönemi" eserleri. Derleyen: Nezir Ötegen - 15.11.2025 / Develi





