Kayseri Times

HOBİ BAHÇELERİ

HOBİ BAHÇELERİ Tarım arazilerinin verimli kullanımını amaçlayan 5403 sayılı yasa ile ilgili tartışmalara hiç insan açısından bakılmıyor. İnsanımız beton yığınları arasında hapsolmuş durumda. Yüksek k...

AV. MUSTAFA İLHAN2 Temmuz 202614:2680
ReklamReklam
HOBİ BAHÇELERİ

 HOBİ BAHÇELERİ

 

Tarım arazilerinin verimli kullanımını amaçlayan 5403 sayılı yasa ile ilgili tartışmalara hiç insan açısından bakılmıyor.

İnsanımız beton yığınları arasında hapsolmuş durumda. Yüksek katlı binalarda yıllarca komşusunu tanımadan yaşıyor. Bizim kültürümüze has iyi komşuluk ilişkileri bitmiş durumda.

İnsanın kişiliği ilk ailede oluşur sonra mahalle ve okul gelir. Eskiden komşular akşamları bir araya geldiğinde askerlik hatıraları, av maceraları anlatılırdı. Çocuklar kendileri için farklı bir dünyaya ailenin içinden bu anlatılanlarla çıkarlardı. Kimse kendisinin kötü örnek olacak anılarını anlatmak istemeyeceği için bu oturmalar hep iyi yönde eğitime sebep olurdu. Komşu çocukları ile mahallede bulunan her boş alan değerlendirilir bir top sahası haline getirilirdi. Arkadaşlık ilişkileri buradan başlar okulda devam ederdi.

Günümüzde ise çocukların dünyası bilgisayar olmuş. Her şey önlerine hazır geldiği için düşünme, üretme yetenekleri gelişmemektedir.  El becerileri ile evdeki bir ampülü dahi değiştirmeyi bilemez haldedirler. Tornavida ile tanışmamışlardır. Çözüm üreten, tartışan, bilgileri elekten geçiren kişi yerine kulaktan her duyduğuna inanan robotik insanlar olmuşlardır.

Bilhassa batılı ülkeler 5. Kol faaliyetleri ile çocuklarımızı elimizden almışlardır. Başta anlattığım aile, komşu ve okul etkisinin kayıp olması ile çocuklarımız batılı sapık felsefelerin esiri olmuşlardır. LGBT almış yürümüş, evlilik istemeyen, çocuk büyütmeyi yük gören bir nesil yetişmiştir.

Hobi bahçeleri ile bu anlattıklarının ilgisi ne dediğinizi duyar gibiyim. Evet çok ilgisi var. Çocukları bilgisayar başından kaldırıp dışarıda gerçek bir hayat olduğunu göstermek bakımından ilgisi var. Toprakla, çamurla tanışırlar. Havayı, güneşi kucaklarlar. 

Aile içinde yardımlaşmayı öğretme açısından faydası var.

Anne baba olmanın yük değil sevgi, muhabbet olduğunun farkına varırlar.

Çiftçiliğin ne kadar zor ve meşakkatli bir iş olduğunu öğrenirler. Çiftçilere saygı duyar, bin bir emekle üretilen ürünlerin kıymetini bilir şunu yemem, bunu sevmem diye yemek seçmez israf etmezler.

Hayatın deniz kıyısında tatil yapmaktan ibaret olmadığını yaşayarak öğrenirler. Elindekilerin kıymetini anlarlar.

Belki çok daha güzel cümlelerle meramımı anlatmam mümkündü ancak siz arif olup anlarsınız. İnsanımızın insanca duygularının gelişmesi açısından hobi bahçelerine ihtiyacı var.

Bu eksikliği görüp bütün birikimini bu bahçelere yatıran kişilerin bahçedeki evlerini yıkmanın çocuklarda ne gibi travmalar oluşturacağını hiç düşündünüz mü?

Benim çocukluğumda mahallelerde biriketten bir gecede sabaha kadar çalışarak yapılan gecekonduları belediye zabıtasının sabah gelerek yıkması sonucu oluşan duygularım sonucu hiçbir zaman zabıta memurlarına ısınarak bakamadım. Çok anlatılan bir hikayedir. “Çocuk Vali oldum baba demiş babası oğlum biraz daha okusan da (çarşıağası) zabıta olsaydın demiş “diye anlatırlar o travmayı anlatmak için. O gecekondu yapılırken sadece akraba değil çoluk çocuk tüm komşuların nasıl canhıraş bir çaba ile evi sabah olmadan bitirmeye çalıştıklarını hiç unutamam.

O gecekondular köylüyü şehirli yaptı. Şehirlinin mutlak egemenliğine son verdi. Köylünün çocuğu gecekondularda okuyarak bir yerlere geldi. Şimdi gecekondular görevini yerine getirmiş olarak kentsel dönüşümle dönüşüyor. Demek ki yapı deyip geçmemek gerekiyor. O yapılar insanımızı da dönüştürüyor.

Tarım arazisini koruma bahanesi asla kabul görecek bir gerekçe değil. Kullanılan arazi miktarında o evler olmasa idi şu anda yetiştirilenden daha fazla ürün alınması asla mümkün değildi. Tarıma da faydası var. Yetişen ağaçlar, bitkiler yerine kuru tarım yapılsa eşdeğer faydayı sağlayamaz. Nüfus arttıkça tarım ürünlerine ihtiyaç da artıyor. Bu ihtiyacı kendi hobi bahçesinde gidermeye çalışanlar teşvik dahi edilmeli.

Tarım aletlerinde çeşitlilik arttıkça bu aletleri şehirde çok katlı apartmanlara getirmek mümkün olmadığına göre bahçeler içinde yapılara da ihtiyaç var. Biz eskiden akşama kadar tarlada çalışır yorulur tekrar köydeki evimize gelirken ikinci bir yorgunluğumuz olurdu. Bırakın herkes çalıştığı tarla içindeki evindeki dinlensin. Çalışsın vücudu dinç kalsın. Akşam yorulunca duş alıp temizleneceği banyosu olsun.

Bu anlattıklarımın hiç birisi yıkılma tehlikesi olmayan dip dibe yapılmış villaları kapsamıyor. Onlar yukarıda anlattığım amaçları tam olarak karşılamaz. Onları ben yüksek duvarlarla çevrili modern hapishaneler olarak görüyorum.

Bakın Kayseri’de Hacılar, Hisarcık gibi yerlerde yukarıda anlattıklarım var mı yok mu bir düşünün. Buralar yazlık olmaktan çıkıp yaşanacak hale geldi. Kayseri sanayisi bu günkü seviyesine Hacılar sayesinde geldi. Dürüst, güvenilir insanlar Hacılar’ın anlattığım ortamında yetişti. O zaman diğer yerlerde de benzeri oluşumlara aynı gözle bakmak gerekir. Hobi bahçelerini yıkmak yerine teşvik etmek gerekir.

                                                           Av. Mustafa İlhan

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar