Kayseri Times

HİDAYET VE DALALET

HİDAYET VE DALALET Kulun inanç açısından yönelimi, hem dünya hem ahireti için belirleyici faktördür. Seçeceği tercihin sonuçlarını kendisi yaşayacaktır. Bu yüzden inanç seçimi...

İBRAHİM ERKAM YAYA15 Ağustos 202621:1139
ReklamReklam
HİDAYET VE DALALET

HİDAYET VE DALALET

Kulun inanç açısından yönelimi, hem dünya hem ahireti için belirleyici faktördür. Seçeceği tercihin sonuçlarını kendisi yaşayacaktır. Bu yüzden inanç seçimi; düşünce ve yaşam tarzı seçimi olduğu gibi Ahiret'te ebedi olarak nerde yaşamak istediğinin seçimidir de aynı zamanda. Bu da en mühim olanıdır.

Allah (cc) kişinin iradesine ve tavır alışına göre karar vereceğini beyan etmiştir. Kişinin kendi iradesi ile Hak yolunda en ufak eylemi, Allah’ın (cc) hidayet yolunu açmasına vesile olabilir. Rabbimiz bu hususla ilgili mealen şöyle buyurmuştur:

-“Kim doğru yolu seçerse kendi iyiliği için seçmiştir, kim de saparsa kendi zararına sapmış olur. Hiç kimse başkasının günah yükünü yüklenmez. Biz bir resul göndermedikçe azap da etmeyiz.” (İsra,15)

Hidayet, kişiyi Allah’a, O’nun rızasına, doğruluğa, manevi açıdan iç huzura ve cennete götüren bir yoldur. Dalalet, (Hak yoldan sapma) ise kişiyi batıla, yalana, şeytanın yoluna, manevi açıdan sıkıntıya ve cehenneme götüren bir yoldur. Allah (cc) En’am Suresi’nde mealen şöyle buyurmuştur:

Allah, kimi doğru yola iletmek isterse onun kalbini İslam’a açar; kimi de saptırmak isterse, göğe çıkıyormuş gibi kalbine darlık ve sıkıntı verir. Allah inanmayanları işte böyle cezalandırır. (Enam, 125)

Eğer Allah (cc) bir kimsenin kalbine nuru yerleştirip hidayet ederse artık onu başka hiç kimse  saptıramayacaktır.

Dalalete sevk edip, kalbini mühürlemişse o kişinin geri dönüşü olmayacaktır. Şayet kişi, hata ve günahlarının farkında olup devamlı tevbe ederse ve istikamet üzere yaşamaya devam ederse o kişinin hidayete sevk edilme ihtimali vardır. En riskli olan durum, kişinin inat edip Allah (cc) ile bağı koparmasıdır.

Hz. Câbir (ra) şöyle demiştir:

Resûlullah (as) insanlara hitap ederken önce Allah’a layık olacak şekilde hamd ve senâ eder, sonra da “Bir kimseye Allah hidayet verirse artık onu saptıracak yoktur; Allah’ın saptırdığına da hidayet verecek yoktur. Sözün en hayırlısı Allah’ın Kitabı’dır.” buyururdu. (Müslim, Cum’a, 45)

Ya Rabbi! Bizlere hidayet lutfeyle. Bizi Hak yoldan saptırma. Bizlere iman ile ölmeyi nasip ve müyesser kıl. Amin.

 

 

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar