Kayseri Times

Hızlı Treni Yanlış Anlamak…

Kayseri’nin hızlı tren hikâyesi yeni başlamadı. Bu şehirde yıllardır aynı cümleleri kurduk. “Kayseri neden hâlâ hızlı tren bekliyor?”

MESUT BAYAZIT15 Ağustos 202616:01173
ReklamReklam
Hızlı Treni Yanlış Anlamak…

Hızlı Treni Yanlış Anlamak…

Kayseri’nin hızlı tren hikâyesi yeni başlamadı.

Bu şehirde yıllardır aynı cümleleri kurduk.

“Kayseri neden hâlâ hızlı tren bekliyor?”

“Yozgat’a, Sivas’a, komşu illere uzanan hatların arasında Kayseri neden bu kadar geride kaldı?”

“Kayseri’nin hakkı neden teslim edilmiyor?”

Evet… Bunların tamamı konuşuldu. Yazıldı, çizildi, eleştirildi.

Yıllarca bu eleştirileri yaptık. Çünkü Kayseri, ulaşım yatırımlarında daha fazlasını hak eden bir şehir.

Sanayisiyle, ihracatıyla, ticaretiyle, turizmiyle, üniversiteleriyle, üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin önemli merkezlerinden biri olan Kayseri’nin yüksek hızlı tren konusunda daha erken bir tarihte harekete geçirilmesi gerektiğini söylemek yanlış değildi.

Ama…

Burada çok önemli bir ayrım var. Dünü eleştirmek başka, bugünü görmezden gelmek başka.

İşte son günlerde Kayseri’de hızlı tren üzerinden yürütülen tartışmada asıl mesele tam da burada düğümleniyor.

Artık ortada sadece bir vaat yok.

Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Projesi artık bir seçim meydanı cümlesi değil.

Bir dosyanın üzerinde duran proje değil. Bir maket değil. Bir “yapılacak” sözü hiç değil.

Şantiyesi var. Tüneli var. Köprüsü var. Betonu var. Ray hattı var. Sahada çalışan insanı var. Ve en önemlisi, ilerleyen bir inşaat var.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da 2028 hedefleri arasında Yerköy-Kayseri Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın tamamlanmasını açıkça ortaya koyuyor. Projenin 142 kilometrelik bir hat olarak Ankara-Sivas yüksek hızlı demiryoluyla entegre edilmesi ve Kayseri’nin yüksek hızlı tren ağına bağlanması planlanıyor.

Dolayısıyla bugün hâlâ “Hızlı tren gelecek mi?” diye sormak başka bir tartışmadır. Bunda ısrar etmek, artık gerçeği ıskalamaktır.

Kayseri’nin yıllarca beklediği projenin Kayseri açısından önemini anlatmaya zaten gerek yok.

Ankara-Kayseri arasındaki ulaşım süresinin yaklaşık 7 saatten 1 saat 45 dakikaya kadar düşmesi hedefleniyor.

İstanbul bağlantısının da ciddi biçimde kısalması bekleniyor.

Bu sadece “bir tren” meselesi değil. Bu; Kayseri’nin Ankara’ya erişimi, İstanbul’a erişimi, ticaretine erişimi, turizmine erişimi, öğrencisine erişimi, sanayicisine erişimi, iş insanına erişimi, yatırımcısına erişimi demektir. Bir şehrin ulaşım ağına yeni bir damar eklemek demektir.

Üstelik hat, Ankara-Sivas YHT ile entegre olacak. Yani Kayseri, yalnızca Ankara’ya değil, Türkiye’nin yüksek hızlı demiryolu ağının daha geniş bir bölümüne bağlanmış olacak.

Bunun ekonomik ve sosyal karşılığını bugün rakamlarla ölçmek kolay olmayabilir.

Ama yarın Kayseri’nin şehir hayatında bunun etkisini herkes görecek.

Peki neden hâlâ tartışıyoruz?

Çünkü Kayseri haklı olarak hızlı treni çok uzun süre bekledi. Bu bekleyişin oluşturduğu bir haklı öfke var.

Fakat bugün geldiğimiz noktada bir başka gerçek daha var: İnşaat devam ediyor.

Üstelik sahada ciddi imalatlar yapılıyor.

Şimdi ilerleme oranının daha yukarı çıktığına ilişkin açıklamalar geliyor.

Asıl mesele şu: Yüzde sıfırda değiliz.

İnşaat başlamış durumda. Yüzde 53’e gelmiş durumda ve hızla ilerliyor.

Eleştirmek kolay, takip etmek zor. Siyasette en kolay şeylerden biri eleştirmektir. Bir yatırım gecikmişse eleştirirsiniz. Bir proje başlamamışsa eleştirirsiniz. Bir bakanlığı, bir kurumu, bir belediyeyi eleştirirsiniz.

Bunda yanlış yok. Hatta demokratik hayatın olmazsa olmazıdır.

Fakat bir proje başladıktan sonra aynı cümleyi hiç değiştirmeden tekrar etmek, eleştiri olmaktan çıkar; gerçeği görmemeye dönüşür.

İşte tam burada Memduh Büyükkılıç’ın hakkını teslim etmek gerekiyor.

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı’nın uzun süredir ortaya koyduğu yaklaşımın temelinde “takip” var.

Proje başlayacaksa öncesinde ilgili kurumlarla görüşmek…

Başladıysa sahaya gitmek…

Ankara’da ilgili makamların kapısını aşındırmak…

Kayseri’de şantiyeye gidip son durumu yerinde görmek…

Eksik varsa gündeme taşımak…

Sorun varsa çözüm istemek…

Ve işi sonuçlanıncaya kadar bırakmamak… Büyükkılıç’ın belediyecilik anlayışında sık sık vurguladığı “Kayserili işini bilir” sözünün bugün geldiği noktada bir başka karşılığı daha var: Kayserili artık işini takip ediyor.

Çünkü Kayseri’de yıllardır çok iyi bilinen bir gerçek var: Bir projenin açıklanması başka şeydir. Bir projenin başlaması başka şeydir. Bir projenin bitirilmesi ise bambaşka şeydir.

Bugün Kayseri’de ulaşım yatırımlarına baktığımızda bunu yalnızca hızlı tren üzerinden değerlendirmek de doğru değil.

Şehir içindeki ulaşım yatırımlarında da son yıllarda ciddi bir hareketlilik var.

29 Ekim Katlı Kavşağı’nın kısa sürede tamamlanarak hizmete açılması…

DSİ-Yeni Sanayi Kavşağı’nın ikinci bölümünde sona gelinmesi…

Kartal Katlı Kavşağı’ndaki çalışmaların yükselmesi…

Bunların her biri farklı ölçekte projeler.

Elbette bunların hiçbirisi eleştirilemez değildir.

Elbette Kayseri’nin trafik sorunları tamamen çözülmüş değildir.

Zaten mesele de bu değil. Mesele, başlayan işe hakkını teslim edebilmek.

Bir gazetecinin görevi sadece alkışlamak değildir. Ama sadece yermek de değildir.

İyi yapılanı iyi, yanlış yapılanı yanlış, eksik yapılanı eksik olarak söyleyebilmektir.

Atalar boşuna söylememiş: Demir tavında dövülür.

Hem Ankara tarafını hem Kayseri tarafındaki şantiyeyi takip etmek gerekir. Her açıklamayı sorgulamak gerekir. Takvimi sormak gerekir. Hangi bölüm ne zaman bitecek, bunu sormak gerekir. Gecikme varsa nedenini sormak gerekir.

Ama bütün bunları yaparken şantiyede çalışan binlerce insanın emeğini de görmek gerekir.

Tünel açan işçiyi, köprü yapan mühendisi, sahada gece gündüz çalışan teknik ekibi, projenin başında duran kamu görevlisini… Ve bu yatırımın gerçekleşmesi için siyasi irade ortaya koyanları da.

Yiğide hakkını vermek…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde demiryollarına yönelik yatırımların devlet politikası haline getirildiği yönündeki yaklaşım, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıklamalarında da açıkça ifade ediliyor. Yerköy-Kayseri hattı da bu büyük demiryolu yatırım programının Kayseri açısından en önemli halkalarından biri.

Artık tartışmanın konusu hızlı trenin gelip gelmeyeceği değil, ne zaman tamamlanacağı olmalı.

Geçmişte yaşanan gecikmeleri elbette sorgulayacağız. Ancak bugün sahada devam eden bir yatırımı da görmezden gelemeyiz. Kayseri’nin ihtiyacı artık yeni bir vaat değil, tamamlanmış bir eser.

Bu süreçte iktidarıyla, muhalefetiyle, tüm şehir dinamikleri projeyi takip etmeli. Eksik varsa söylenmeli, gecikme varsa hesabı sorulmalı, katkı sunanın da hakkı teslim edilmeli.

Bu noktada Memduh Büyükkılıç’ın hızlı tren konusunda yıllardır sürdürdüğü ısrarı, Ankara temaslarını ve projeye yönelik yakın takibini görmezden gelmek doğru olmaz. Çünkü şehir adına takip etmek, masada olmak ve sonuç alıncaya kadar işin peşini bırakmamak da belediye başkanlığının sorumluluklarından biridir.

Kısacası; bugünün yatırımını göreceğiz, yarının zamanında tamamlanması için takip edeceğiz.

Çünkü hızlı tren artık Kayseri’nin hayali değil, gerçeğidir.

Ve bu gerçeğin peşini bırakmayanlardan biri de Memduh Başkan’dır.

 

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar