Kayseri Times

Kayseri Artık Sadece Bir Şehir Değil, Bir Vizyonun Adı

Son zamanlarda dikkat ediyor musunuz bilmiyorum… Türkiye’de birçok şehir yerinde sayarken, Kayseri sessiz ama çok güçlü bir şekilde başka bir lige çıkıyor. Üstelik bunu sadece yollarla, binalarla ya da projelerle değil; vizyonuyla yapıyor. Ve bu yüksel

MESUT BAYAZIT18 Mayıs 202613:59111
ReklamReklam
Kayseri Artık Sadece Bir Şehir Değil, Bir Vizyonun Adı

Siyasette bazı isimler vardır; görev yapar, günü geçirir, makamını tamamlar gider. Bazıları ise şehirle birlikte anılır. Şehrin hafızasına, karakterine ve geleceğine dokunur. Kayseri’de bugün konuşulan tam olarak budur.
Son dönemde Başkan Büyükkılıç’a yönelik ilginin artmasının nedeni yalnızca yapılan yollar ya da projeler değil. Asıl mesele, Kayseri’nin artık Türkiye sınırlarını aşan bir şehir vizyonuyla anılmasıdır.
Bakınız…
Büyükkılıç başkanın Türk dünyasıyla kurduğu ilişkiler, diplomatik temaslar ve yaptığı girişimler sonucunda Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ilan edilmesi sıradan bir gelişme değildir. Bu, bir şehrin kültürel ağırlığının kabul edilmesidir. Daha da önemlisi, bu sürecin masa başında değil, birebir temaslarla yürütülmesidir.
Ardından Estonya’nın başkenti Tallinn’e yaptığı ziyaret…
Ve Avrupa Parlamentosu bünyesinde faaliyet gösteren ACES Europe tarafından Kayseri’ye “2029 Dünya Spor Başkenti” unvanının verilmesi…
Bu karar yalnızca sportif faaliyetlerin değil, şehir yönetim anlayışının uluslararası ölçekte dikkat çektiğinin göstergesidir. Avrupa artık Kayseri’ye sadece Anadolu’nun güçlü ticaret şehirlerinden biri olarak bakmıyor; planlama kabiliyeti yüksek, yaşayan ve dönüşen bir şehir modeli olarak bakıyor.
Şimdi de Büyükkılıç, Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyesi oldu…
Bu görev bazen küçük bir detay gibi görülür ama aslında bir şehir adına büyük bir temsildir. Çünkü bu üyelik; tarihine sahip çıkan, kültürel mirasını koruyan ve medeniyet perspektifi taşıyan şehir yöneticilerine verilir.
Kayseri’nin burada temsil edilecek olması tesadüf değildir.
Çünkü şehir son yıllarda sadece beton üretmedi.
Bir şehir aklı oluşturdu.
Bugün Kayseri’ye gelen yabancı büyükelçilerin “Avrupa şehri gibi” ifadesini kullanması boşuna değil. Ankara’dan gelen devlet büyüklerinin Kayseri’yi “Türkiye’ye örnek şehir” diye tanımlaması da öyle…
Ortada ciddi bir yönetim refleksi var.
Özellikle mali disiplin konusunda…
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, bütçesinin yaklaşık yüzde 50’sini yatırıma ayırarak Türkiye’deki büyükşehir belediyeleri arasında zirveye yerleşti. Bağımsız kuruluşların yaptığı çalışma sonucu, son 5 yılda 3 kez birinci, 2 kez ikinci olmak kolay açıklanabilecek bir tablo değildir.
Bu başarı; rastlantının değil, planlamanın sonucudur.
Çünkü güçlü şehirler günü kurtarmaz. Güçlü şehirler geleceği inşa eder.
Kayseri’nin farkı tam da burada başlıyor.
Bir tarafta şehir merkezinde dev ulaşım projeleri yükseliyor…
Kartal Katlı Kavşağı gibi yıllardır konuşulan ama kimsenin cesaret edemediği proje artık hayata geçiyor. Şehrin dört bir yanı adeta büyük bir dönüşüm sahasına, şantiyeye dönüşmüş durumda. Yeni katlı kavşaklar, üst geçitler, kentsel dönüşüm inşaatları, akıllı şehir uygulamaları…
Kayseri artık büyüyen değil, kendini yeniden organize eden bir şehir görüntüsü veriyor.
Ama mesele sadece asfalt değil.
Asıl dikkat çekici nokta şu:
Kayseri aynı anda hem şehir merkezini dönüştürüyor hem kırsalı kalkındırıyor.
Son 7 yılda tarım ve hayvancılığa yapılan 1,2 milyar lirayı aşan destek bunun en somut örneği. Çiftçinin üretimde kalması, su kaynaklarının korunması, kırsalın ayakta tutulması bugün birçok belediyenin konuştuğu ama uygulayamadığı konular arasında.
Kayseri ise bunu sahada gerçekleştiriyor.
Çünkü medeniyet yalnızca merkezde kurulmaz.
Köyüyle, üreticisiyle, toprağıyla birlikte yükselir.
Bir başka dikkat çekici alan ise kültür ve tarih…
Memduh başkan, 8 ayrı arkeolojik kazıya destek veriyor, İncesu’da ortaya çıkarılan İncesu’nun en büyük dev mozaik yapıları, Yamula Barajı kıyısındaki dünyada benzeri olmayan 7.7 milyon yıllık fosil çalışmaları…
Bunlar klasik belediyecilik sınırlarının çok ötesine geçen işlerdir.
Bugün birçok belediye kaldırım yapar.
Ama çok azı şehrin hafızasına yatırım yapar.
Kayseri bunu yapıyor.
Eğitim, kültür ve sanat deseniz…
KAYMEK artık sıradan bir kurs merkezi değil, adeta sosyal belediyeciliğin akademisine dönüşmüş durumda.
Gastronomi, sağlık, turizm, dirençli şehirler, gönül belediyeciliği ile sosyal destek projeleri…
Şehrin hangi alanına baksanız organize bir vizyon görüyorsunuz.
Ve bütün bunların yanında göz ardı edilmemesi gereken başka bir gerçek daha var:
Algı yönetimi.
Evet, bunu söylemek gerekiyor.
Her ay en çok konuşulan ya da en çok haberi çıkan siyasetçiler arasında ilk sıralarda yer akan Başkan Büyükkılıç’ın basın ve iletişim ekibi; Türkiye’de yerel yönetimler açısından ayrı bir inceleme konusu olacak kadar profesyonel çalışıyor. Yapılan hizmetin doğru anlatılması, şehirde oluşan aidiyet hissi, sosyal medya dili, görsel yönetim, sahadaki iletişim…
Belli ki bu alana özel önem veriliyor.
Çünkü artık modern belediyecilikte yalnızca hizmet üretmek yetmiyor; o hizmeti doğru anlatabilmek de gerekiyor.
Kayseri bugün tam olarak bunu başarıyor.
Ortaya çıkan tabloya bakıldığında şunu söylemek mümkün:
Kayseri’de bir şehir markası inşa ediliyor.
Ve o markanın merkezinde de Memduh Büyükkılıç yer alıyor.
Seversiniz ya da eleştirirsiniz…tv
Ama kabul etmek gerekir ki bugün Kayseri, Türkiye’de yerel yönetim başarısı denildiğinde adı ilk anılan şehirlerden biri haline gelmiş durumda…

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar