Kayseri Times

MEKKE ANLAŞMASI

MEKKE ANLAŞMASI ...

AV. MUSTAFA İLHAN8 Ağustos 202612:13332
ReklamReklam
MEKKE ANLAŞMASI

                                   MEKKE ANLAŞMASI

              Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında bu cuma günü Mekke’de yapılan savunma iş birliği anlaşması üzerine bir takım art niyetli çevrelerce insafsızca eleştiriler üzerine bu yazıyı kaleme alarak eleştirilere bir nebzede olsa cevap vermek istiyorum.

            Savunma işbirliği anlaşması niye Riyad’da , Karaçi’de , Ankara’da yapılmadı da Mekke’de yapıldı. Öncelikle bu konunun üzerinde durmak gerekir.

            Yahudi inanışına göre Hz. İbrahim’in ayak bastığı her yer Tanrı tarafından Yahudilere vaad edilmiş toprak olarak görülür. Hz. İbrahim oğlu Hz. İsmail’i nerede kurban etmek istemişti. Mina’da. Mina nerede Mekke’de değil mi? Peki Hacer anamızı oğlu Hz. İsmail ile birlikte nereye bırakmıştı. Safa ve Merve tapelerinin içerisinde olduğu Kabe’ye bırakmıştı. O halde Yahudi’lerin nihai hedefleri arasında Mekke’de vardır.

            Hangi Müslüman Allah tarafından bizim için kıble olarak belirlenen Kabe’nin Siyonist Yahudilerin eline geçmesine rıza gösterir. Bu anlaşmanın ana amacı Mekke ve Medine’yi korumaktır. Birinci en önemli amaç caydırıcılıktır. Siyonist Yahudiye gözünü dikme gözünü oyarım demektir. 

            Anlaşmanın ikinci amacı nükleer silah korumasına girmektir. Pakistan’da bulunan nükleer silahlar her üç ve ileride katılacak diğer ülkeleri de şemsiyesi altına alacaktır.

            Anlaşmanın üçüncü amacı Türkiye’de gelişen Savunma sanayiine kaynak bulmaktır. Suudi Arabistan ve körfez ülkeleri Türkiye’ye 10-15 milyar dolar para vermek için kırk dereden kırk su getirirken Trump’a küreyi kucaklatıp 1 trilyon dolar vermelerine rağmen ABD onları koruyamadı.

            Anlaşmanın dördüncü amacı Türk savunma sanayinin geliştirdiği imkanlar ve koruma gücünden diğer ortakları faydalandırmaktır. Hindistan – Pakistan arasında bir hafta süren çatışmalarda onlarca Hindistan uçağı nasıl düşürüldü sanıyorsunuz. Bizdeki Çelik kubbe Mekke’yi de koruyacaktır.

            Anlaşmanın beşinci amacı İran’a o kadar pervasız olma mesajıdır. Türkiye ve Pakistan’ın körfezde ekonomik menfaatleri vardır. İran Hürmüz’ü paralı hale getirerek ekonomilere zarar vermeye başlamıştır. Bölgede önceden olduğu gibi bir şii hilali peşindedir. Suriye’de bize karşı yaptıklarını unutmadık. Hamaney’in Cumhurbaşkanımızın Suriye’de Müslüman kanı dökülmesin teklifine gerekirse milyonlarda ölebilir diyen aşağılayıcı cevabını unutmadık.  Bilhassa Katar ile olan savunma iş birliği anlaşmamıza rağmen Katar’a füze atmaya devam ederek bize meydan okumasını da not ettik. Anlaşmadan İran’ın rahatsız olarak ilk ses çıkartması mesajın alındığını gösteriyor.

            Eleştirilerin yoğunlaştığı bir konu da Nato ne der? ABD ne der? Türkiye bugüne kadar kim ne diyecek diye hiç politika yürütmedi. Türkiye büyük devlet. Nato adı üstünde Kuzey Atlantik İttifakıdır. Nato Suriye’de Rusya ile karşı karşıya gelince yanımızda olmadı. PKK ile mücadelede karşımızda oldu. Yunanistan ile ilişkilerimizde yanımızda olmadığı gibi Yunanistan nedeni ile bize ambargo uyguladı. Nato Ukrayna krizi nedeni ile kendi derdine düştü. Grönland krizi nedeni ile ABD’ye güvenilmeyeceğini anladı. Bize bir şey söylemeye hakları yok. Nato Sovyetler Birliğine karşı kurulmuştu. Bu birlik dağıldı. Buradan bize dost olan Türk Cumhuriyetleri çıktı. Bizim karşı olduğumuz pakt dağıldı. Avrupa’da Nato’dan ayrı bir savunma iş birliği peşinde koşuyor.

            Kaldı ki bu anlaşmada Nato aleyhine olabilecek bir tehdit yok. Bu anlaşma bir olumsuzluk halinde Türkiye’ye Nato dışından da destek sağlanacağı için memnun dahi olmalı. Bizim savunma sanayimiz güçleneceği için destek dahi vermeli.

            Yunanistan’ın ve batının Kostantinapolis hayali güden şark meselesi hiç bitmemiştir. Yunanistan, İsrail ve ABD yanı başımızda Dedeağaç’ta yığınak yapıp adaları silahlandırırken bizim Mekke anlaşması yapmamızı eleştirenlerin haklı bir yönü yoktur.

            Her anlaşmanın bir dışa görünen bir de arka plan maddeleri vardır. Bu anlaşmada da bazı sınırlar olduğuna şüphe yoktur. Hangi şartlarda kim ne yapacak belirlenmiştir. Türkiye boş sayfalara imza atacak kadar muz cumhuriyeti de değildir. Türkiye’yi riske edecek konularda mutlaka çekinceleri vardır.

            İnsan bilmediğinin düşmanıdır. Bilemediğimiz konularda manipüle edilmeyelim. İktidara muhalif olacağız diye milli meselelerde dahi eleştiri yaparken elimizi vicdanımıza koyup düşünelim.

            Mekke anlaşması bir başlangıçtır. İnşallah ümmetin birliği günleri de yakındır.

            Allah’a emanet olunuz.

 

                                                                                                          Av. Mustafa İlhan  

Bu haberi paylaş

Habere Tepki Ver (0)

Yorumlar

Yorum Yaz

Whatsapp İhbar