ÖZGÜRLÜK MÜ ? YEMİYORUZ ARTIK !
ÖZGÜRLÜK MÜ ? YEMİYORUZ ARTIK ! Bu seküler batıcıların,özgürlük söylemleri,tamamen boş bir palavradır.Dine, îmâna ve özellikle de İslâm'a karşıt olmak için, bu söy...


ÖZGÜRLÜK MÜ ? YEMİYORUZ ARTIK !
Bu seküler batıcıların,
özgürlük söylemleri,
tamamen boş bir palavradır.
Dine, îmâna ve özellikle de İslâm'a karşıt olmak için, bu söyleme sığınıyorlar.
Aslında, en temel konu, Allah'a isyan etmeleridir.
Mesele çok basit :
Bu dünyâ hayatını düzenlerken, uygulanacak kurallar;
1---Allah-cc'ın emrine uygun mu olacak ?
2---İnsanların nefsine göre mi olacak ?
Onlar; doğru ve normal olan, birinci yol'a isyân edip, nefse uygun olan ikinci yolu (sapkın ve bâtıl yolu) ısrarla tercih ediyorlar.
Bu bâtıl tercihlerinin, âhirette elbette bir karşılığı var ama bunlar, âhirete de inanmıyorlar.
Âhiret inancı yoksa,
onlara Cennet ve Cehennemden bahsetmeye de,
gerek kalmıyor.
Gelelim bu dünyâya;
İşte bu isyan'a ve doğru yoldan sapma hâline, onlar (seküler batıcılar), "özgürlük" ismini vermişler.
Haydi onların, seküler (din dışı, beşerî ve dünyacı) düzenlerine bakalım. Bunlar, Türkiye'mizi de güyâ beğenmiyorlar ama geliniz çok çağdaş Avrupa ülkelerine veya ABD'ye bakalım. Oralarda özgürlük durumu, nedir acabâ ?
Ne özgürlüğü ?
Bunlar, Trafik Kurallarını bile, en ağır Din kurallarından daha acımasız bir tavırla uyguluyorlar. Hiçbir af ve merhamet belirtileri dahi yoktur.
ABD ve Avrupa ülkelerine giden ve oralarda bir süre yaşayan herkes,
çok iyi biliyor ki,
bizim anladığımız anlamda bir "herşey serbest özgürlüğü" filan yok. Bizim kadar geniş bir özgürlük düşüncesi ve ortamı, hiçbirisinde yok.
Siz o batı ülkelerinde, siyaset yapacağım diyerek, kendi ülkenizin bir büyük yatırımına, menfaatine, birliğine, bütünlüğüne, görev başındaki devlet adamlarına,.... uluorta aslâ laf söyleyemezsiniz.
O ülkenin ve halkının hassas olduğu konularla, aslâ dalga geçemezsiniz.
Bizde, şahıs çıkıyor,
halkın dinine ve kutsal saydığı değerlerine hakaret ediyor ve dalga geçiyor,
ülkenin bölünmesini ve ayrı devlet kurulmasını filan istiyor ! Bu ne ? diyorsun, "siyaset özgürlüğü" diyor !
Bu nasıl olabilir ?
Ülkeyi dışarıya şikâyet etmek, iç siyâset için alenen dış destek aramak ve talep etmek, ülke ve devlet aleyhine, her türlü ifşaatı yapmak, ülkemiz halkının dinine, kültürüne, ahlâkına ve her türlü özdeğerine saldırmak, küçümsemek, dalga, hakâret,...... gırla gidiyor. Ne oluyor? deseniz, hemen "özgürlük" diyorlar.
Hadi yaa, ne ilginç !
Dünyanın hiçbir ülkesinde olmayan, "ihânet özgürlüğü", bizde hep birilerinin,
ilk talebi durumunda !
Özgürlük diye diye, gözümüzü oyuyor bâzı uyanıklar. Artık yeter diyoruz, yemiyoruz.
Avrupaya gidenler,
"Orada şöyle kurallar var, böyle sıkı uygulamalar var, göz açtırmıyorlar,....vs." diye, neredeyse överek anlatıyorlar.
Türkiye ye gelince de;
kırmızı ışıkta geçme özgürlüğü, bölücülük özgürlüğü, dine, inanca ve kutsal değerlere hakâret özgürlüğü(!) gibi şeyler istiyorlar !?!
Hadi oradan be !
Aptal mı bu millet ?
Siz öyle sanabilirsiniz de, o iş öyle değil. Milletimiz uyanmıştır. Kendi haklarına ve hukukuna sâhip çıkmaktadır. Özgürlük de, bir yere kadar. Sınırsız bir "hayvan özgürlüğü" dünyânın hiçbir yerinde, sözkonusu bile olamaz.
Özgürlük değil, "Sorumluluk Bilinci" öncelikli insânî değerimizdir.
Özgürlük de,
muhataplarının haklarına saygı göstererek, sınırlı ve sorumlu bir insan olarak, kullanabileceğimiz bir medenî haktır. Herkes haddini de, sınırını da bilecek. Bilmeyene de, bildirilecek. Yol geçen hanı değil burası. Dâvânın erleri ve Mekânın sâhibi var.
Vesselâm.
Kadir EROL
09 Temmuz 2026
