Borsa İstanbul’da son dört işlem günüdür 10.700 – 10.900 bandında yatay bir seyir izleniyor. Ancak, bu yataylığın ardında momentumdaki belirgin zayıflama dikkat çekiyor. Endekste 10.600 – 10.700 bandı ilk destek, 10.900 – 11.000 bandı ise ilk direnç olarak öne çıkıyor. Daha geniş bir çerçevede bakıldığında 10.200 – 10.300 seviyesi ana destek bölgesi, 11.250 – 11.300 bandı ise ana direnç konumunda izlenmeli.
Analist beklentilerine göre, 12 ay vadeli BIST 100 endeks hedefi halen 15.000 puan civarında korunuyor. Bu da uzun vadeli yatırımcılar açısından orta vadeli iyimserliğin sürdüğünü gösteriyor.
Makro Görünüm: Sanayi Üretiminde Toparlanma Güçleniyor
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Ağustos ayında sanayi üretimi yıllık %7,1, aylık %0,4 oranında arttı. Böylece yılın ilk çeyreğindeki daralmanın ardından sanayi sektöründeki toparlanma süreci netleşti. Alt kalemlerde imalat sanayi üretimi %0,7 artarken, madencilikte sınırlı düşüş, enerji üretiminde ise gerileme izlendi.
Bu tablo, üretim tarafında dengelenme ve iç talepte kademeli toparlanmanın sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle ihracat odaklı sektörlerde, üçüncü çeyreğe ilişkin büyüme beklentilerinin yukarı yönlü revize edilmesi muhtemel.
TCMB verilerine göre, yurt dışı yerleşikler 3 Ekim haftasında hisse senedi piyasasında 84,1 milyon dolar, DİBS piyasasında ise 358,5 milyon dolar net satış yaptı. Ancak yıl geneline bakıldığında tablo pozitif: Son bir yılda yabancı yatırımcılar hisse tarafında 1,2 milyar dolar, tahvil tarafında ise 2,8 milyar dolar net giriş gerçekleştirdi.
Aynı dönemde TCMB’nin brüt rezervleri 186,4 milyar dolara, swap hariç net rezervleri ise 59,4 milyar dolara yükseldi. Bu artış, son aylarda rezerv birikimi sürecinin sürdüğünü ve TCMB’nin kur istikrarı politikasında alan kazandığını gösteriyor.
CDS, Faiz ve Döviz Cephesi: Risk Primi 260 Baz Puanda
Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) 260 baz puana yükselirken, TL tahvil faizlerinde hafif bir artış eğilimi gözleniyor.
Bu tablo, jeopolitik riskler ve küresel faiz belirsizliklerinin halen fiyatlamalarda etkili olduğunu gösteriyor.
Döviz cephesinde ise sepet kur 45,11 seviyesine kadar geri çekildi. TL’nin kısa vadede dirençli seyrini sürdürmesi, rezerv artışı ve TCMB’nin sıkı duruşuna bağlanıyor.
Ajanda: S&P Notu ve TCMB Kararı Kritik Eşik Olacak
Günün veri gündemi sakin. ABD tarafında, hükümetin kapalı olması nedeniyle bütçe verilerinin açıklanmama ihtimali yüksek.
Yurt içinde ise odak noktası 17 Ekim Cuma günü açıklanacak S&P Türkiye kredi notu değerlendirmesi ve 23 Ekim’deki TCMB Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı olacak.
Piyasalar açısından olası bir not artışı veya görünümün pozitife çevrilmesi, CDS’lerde düşüş ve yabancı girişlerinde artış yaratabilir. Bu da Borsa İstanbul’da alım iştahını güçlendirebilir.
Ancak, PPK öncesinde piyasanın temkinli fiyatlama eğilimini sürdürmesi bekleniyor. Bu iki kritik gelişme öncesinde volatilitenin yüksek, yön arayışının belirgin olacağı bir süreç öngörülüyor.
Teknik Görünüm: 10.700 Kritik Denge Noktası
Endekste 10.700 seviyesindeki tutunma, kısa vadede olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Olağan dışı bir haber akışı yaşanmadıkça bu seviye kısa vadeli dip olarak çalışabilir.
Yukarı yönlü hareketlerde ilk direnç 10.800, ardından 10.900 ve 11.000 seviyeleri izlenebilir.
Aşağı yönlü senaryoda ise 10.620 ve 10.450 destekleri gündeme gelebilir.
Son işlem gününde endeksin 5 ve 20 günlük hareketli ortalamalarının üzerinde seyretmesi teknik açıdan pozitif.
Yeni günde 10.832, 10.937 ve 11.011 dirençleri,
10.653, 10.579 ve 10.474 destekleri olarak takip edilmeli.
Endeksin 5 günlük ortalaması 10.778, 20 günlük ortalaması 11.051 seviyesinde bulunuyor.
Pazar Mantığı ile Ortalama Önemi
Yatırımcıların sıkça gözden kaçırdığı konulardan biri, hareketli ortalamaların piyasa psikolojisini yansıtma gücüdür.
Bir pazar yerinde her gün domatesin fiyatını gözlemlediğinizi düşünün. Beş gün boyunca fiyat hiç değişmiyor, yatay seyrediyor. Bu durumda alım için acele eder misiniz? Muhtemelen hayır.
Ancak fiyatlarda ufak ufak artışlar başladığında, alış yönünde karar verme eğilimi artar.
Aynı mantıkla, teknik analizdeki ortalamalar da fiyatın yön değiştirme sinyallerini verir.
Temel analiz size “hangi domatesin sağlam” olduğunu gösterir; teknik analiz ise “o domatesin ne zaman değerleneceğini” söyler.
Yani yatırımda da tıpkı pazarda olduğu gibi, zamana karşı hazırlıklı olmanın yolu ortalamaları izlemekten geçer.
Özetle, 5 ve 20 günlük hareketli ortalamalar, fiyat davranışlarının yönünü belirlemede en basit ama en etkili rehberlerdir.
Hepinize sağlık ve bol kazançlı günler dilerim.
İrfan ÖZDAMAR
Mali Müşavir – Finansal Stratejist



















































